Önceden okullarda çocuklar öğretmenlere emanet edilirdi. Öğrencinin burnu kanasa öğretmenden hesap sorulurdu. Ama nazikçe. İncitmeden kırmadan sorulurdu.
Bu konuda da çağ atladık.
Önce öğretmenlerin saygınlığına kastettiler yavaş yavaş. Sonra gençlerin şiddete özenmesine kayıtsız kaldılar.
Televizyonların en çok izlenen saatlerinde mafya dizileri yayınlanmasına kayıtsız kaldılar. Rant ağır bastı. Belki bu bir taktikti.
Derste öğretmene sulu el şakaları yapılmasını” olur böyle şeyler, gençtirler” diyerek hafife aldılar.
Hatta öğretmeni yumuşak davranmakla suçlayanlar oldu.
Toplum sustu. Önemsemedi.
Oysa eğitimin olmazsa olmazı öğretmenlik, gerçek anlamda kutsaldı.
Ama “ eğitim seviyesi arttıkça benim sinirlerim bozuluyor” mantığı üniversitelere rektör, dekan oldu.
Geldiğimiz nokta bu.
Fatma Nur öğretmen öğrencisi(!) tarafından sınıfta bıçaklanarak öldürüldü.
Artık öğretmenleri öğrencilere emanet edecek durumdayız.
Düşünmeyi sorgulatmayı öğreten felsefe dersleri kaldırıldı. Bolca hamaset var.
İmamların eğitiminde sosyalleşiyor çocuklar.
Vicdan her kafadan ayrı çıkan sözde dini telkinlerle şekilleniyor. Özgür değil.
Evrensel ahlakın yerine fetvalar girdi devreye.
Laik eğitim konusunda çok ciddi kuşku duyuyor veliler.
Çağdaş Cumhuriyeti koruma ve kolama görevi verilen gençlik savruluyor.
Kapitalizmin son aşaması emperyalizmin II. Dünya Savaşından sonraki taktiği gizli işgal; Atatürk’ün en güvendiği gençliğe tuzaklar kurarak atıyor adımlarını.
Birileri birilerini ” okul zillerinin yerini alan ilahilerle” çatlatıyor.
Fatma Nur öğretmen katledildi. Uzun söze gerek yok. Çağdaş eğitimden yana olan herkesin başı sağ olsun.
YAZAR: Levent GÜNDOĞAN
