KARAMAN’IN KOYUNU SONRA ÇIKAR OYUNU (l. Bölüm )
Her nedense 28 Şubat’tan bir hafta önce 3 milyon Epstein belgeleri açıklanıyor. Ardından çorap söküğü gibi birer birer su üzerine çıkan gerçekleri duyuyoruz.
By; Trump’a ait o belgelerde üst üste bahsedilmesi, 24 Şubat’ta Bill Gates’in “Epstein ile zaman geçirmenin büyük hata ” olduğunu söyleyip özür dilemesi, 26 Şubat ‘ta Hillary Clinton Jeffrey Epstein soruşturması kapsamında kongre üyelerine kapalı oturumda ifade vermesi ve yine 26-27 Şubat aralığında ABD eski başkanı Bill Clinton, Epstein davasıyla bağlantılı olarak ifadelerini vermesi dünya basının da gündeme oturan bir hafta oldu.
Hiç nefes almadan başlayan Pakistan#Afganistan savaşı’nın ardından, ABD ve İsrail’in İran’ı vurması...
Epstein sistemsel krizlerden ayrıştırılarak siyasi gösteri fitili ateşleyen görevin adıdır.
28 Şubat’ta İran’da 168 kız çocuğunun öldürülmesi. Epstein adasında türlü şekillerde öldürülen çocukların hepsi lanetli kavmin Baal denilen iblise sundukları kurbanlar mı?
Hatta epstein’in Baal adında bir banka hesabının olduğu ortaya çıkması.
Baal Tevrat’ta haktan sapan İsrailoğullarının taptığı insan kurban edilen bir put. Bunların hepsi bir tesadüfen mi ibaret?
Hazır dikkatler dağıtılarak algılar savaşa odaklandı.
İran’ın hürmüz boğazını kapatmasının arsından petrol fiyatlarının önüne geçilemez olması.
Körfez ülkelerini vuran İran’ın su tesislerini hedef alması.. Dronun maliyeti 50 bin dolar ve her su tesisi için bir dron.
Hürmüz üzerinden %60 düzeyinde su ihtiyaçlarını karşılıyorlar.
İklim anlaşması şartlarına dayatılan suların azalmasını da düşünürsek Ortadoğu’da gelinen durum “Su savaşlarının ” başlangıcı mı?
Yemen’de husi paramiliterlerin hareketliliği, Suudi Arabistan ve Arap Emirlikleri İran’a karşı savaş açarlarsa işin büyümesi, Selman Bin Abdülaziz Askerî orduya yetki verdiğini açıklaması.
ABD, NATO üzerinden Rusya’ya karşı bir cephenin açılması, Çin’e gözdağı vermek adına Kuzey Kore ve Tayvan’iıvurabilme ihtimalini de gözden kaçırmamak lazım.
Bizim açımızdan ise bu bir çevreleme harekatı mı?
Eğer ki İran durmazsa Türkiye’de durmaz.
İran’da PJAK’a bir Türkistan bölgesi oluşturulursa lrak, İran ve Suriye peşinden, Kıbrıs ve Yunanistan’a , Meriç’ten başlayarak Ağrıya kadar uzanan hatta çepeçevre sarılmış oluruz.( Bu son paragraf Hüseyin kahveci’den alıntıdır) görüşü için buradan teşekkür ediyorum.
Bu bağlantılar da bizi Milli görüşün kurucusu bir dünya lideri olan Rahmetli Erbakan hocanın ileriyi görebilen bakış açısını hatırlatıyor. Laf dönüp dolaşıp yine onun uyarıları dogrultusun da yön buluyor.
” Bize sevr’ i uygulayacaklar, güneydoğu’yu alacaklar İsrail’e katacaklar,ermenileri ve pantosu getirecekler ne olacak belli hazırlıklarini şimdiden yapıyorlar.Gelecekte hududumuz boyunca Yahudiyle hudut olacaksin.O Yahudi de İran’la savaşacak. Arkadan hedef Türkiye’dir. Türkiye’ye hücum edecekler. Bunların hepsi bizim milli menfaatlerimize ters düşen Osmanlı – Selçuklu dönemimizin tarihine ve bulunduğumuz cepheye aykırıdır”
Doğru söze ne hacet …
Gelelim kıpırdamaların ayak seslerine.
PKK-PJAK sahaya iniyor PAK’ın İran sınırına yığınak yaptığı iddia edilirken CNN kanalında ABD merkezli istihbarat teşkilatı ClA’in PJAK örgütüne sağladığı silah desteğine değindi.
lrak’ın kuzeyinde bir hareketlilik var. Sayın; Hakan Fidan Sincar, Mahmur ve Kandile boşuna işaret etmedi.
İran tarafına sızmaya çalışan PJAK’a operasyonlar yaptı.
Tebriz’ in güney tarafında ise PJAK özerklik ilan ettiği söyleniyor.
YAZAR: Meliha ATEŞ
