Bugünlerde Türk siyasetinde bir “kadro tazeleme” ve geçmişin mukaddes yıllarına atıfta bulunma yarışı var. Ajanslara düşen haberlerde, diğer siyasi partilerin kurultay süreçlerini, divan listelerini ve kurumsal yenilenme çabalarını izliyoruz. Elbette her siyasi hareketin kendi geçmişine sarılması, kadrolarını tahkim etmesi demokratik bir zenginliktir; buna saygı duyarız.
Ancak bir gazeteci ve daha da önemlisi bu toprakların siyasi hafızasına sadık bir kadro hareketi olarak, kamuoyuna doğru bir rehberlik yapmak zorundayız. Bugünlerde sıkça duyduğumuz bir kavram var DYP ruhu
Şimdi eğri oturup doğru konuşalım, sığ polemikleri bir kenara bırakıp hakkı teslim edelim. Türk siyasi tarihinde DYP demek, aslında ne demektir ve bu miras asıl kimindir?
1993 yılı, Türkiye Cumhuriyeti’nin en fırtınalı, en dinamik ve en unutulmaz kırılma noktasıdır. O yıl; büyük devlet adamı Süleyman Demirel’in Cumhurbaşkanlığı makamına yükseldiği, Türkiye’nin ilk kadın Başbakanı Tansu Çiller’in liderliğinde Doğru Yol Partisi’nin DYP Anadolu topraklarında adeta bir güneş gibi parladığı milattır.
DYP sadece bir takvim yaprağı ya da kurumsal bir nostalji değildir. O ruh;
Kırat ambleminin altında birleşen milyonların sarsılmaz sadakatidir,
Anadolu insanının kalkınma, refah ve demokrasiye olan inancıdır,
”Milletin efendisi” olan köylünün, esnafın, işçinin merkeze taşındığı o büyük kucaklaşmadır.
Bugün 2026 yılındayız. Çeyrek asır sonra bile her siyasi akımın dönüp dolaşıp 1993’ün o sarsılmaz iradesine, o kadro hareketine atıfta bulunması tesadüf değildir. Diğer partilerin kendi kurultaylarında veya divan listelerinde bu ruhu araması, aslında bizim mirasımızın ne kadar büyük ve taklit edilemez olduğunun en net itirafıdır. Onlar o ruhu panolarda, listelerde araya dursun; DY’nin asıl sahibi olan Kırat, bugün küllerinden yeniden doğuyor!
Genel Başkan Sayın; Cenk Küpeli liderliğinde, Türkiye’nin dört bir yanında meydanları dolduran o inanç, o heyecan ve o sarsılmaz duruş, DYP’nin adresinin hiç değişmediğini kanıtlamaktadır. Sayın ; Cenk Küpeli başkalarının kurultay listelerine bakıp öykunmuyor O kendi Teşkilatlarda, kendi meydanlarinda o tarihi mirası yarının Türkiye’sine taşımak için ant içiyor.
Siyaset, sadece tabelalardan ibaret değildir; siyaset bir iddia ve o iddiaya ömrünü adayan kadroların işidir. Bugün Türk siyasetinin içine düştüğü vizyonsuzluk girdabından çıkış yolu, yine ve yeniden merkez sağın o birleştirici, o kalkınmacı ve o milli ruhuna dönmektir.
O yüzden diyor ki; Başkalarının taklit etmeye çalıştığı o asil ruh, bizim hafızamızda, bizim köklerimizde ve bizim geleceğe yürüyen sarsılmaz adımlarımızda canlıdır. DYP kendi geçmişinden aldığı o devasa güçle, yarının Türkiye’sini inşa etmek için çoktan yola çıkmıştır.
Emanetin asıl sahipleri buradadır ve nöbettedir!
YAZAR: Meliha ATEŞ
