Bravo, şahane olmuş diye yazmak istiyorum. Olmuyor.
Aldığımız eğitim izin vermiyor. Sonra da Levent Hoca kötü.
Ne yapalım şimdi?
Atatürk Parkı’nın ta göbeğine yapılan tuvalet süper oldu, yazsaydık.
Kilitli parke taşların sökülüp yerine asfalt dökülmesi iyi fikirdi, devam edin, telkininde bulunsaydık…
Bir de kim sorumlu bu yapılanlardan?
İleride kimi takdir edeceğiz veya eleştireceğiz?
Örneğin Atatürk Parkı süper bir yer oldu, kimi takdir edeceğiz? Büyükşehri mi, Susurluk Belediye yönetimini mi?
Soruyorsun, ya da bir öneri getiriyor biri; verilen yanıt parklardan, ana caddelerden büyük şehir sorumlu biz karışmayız yanıtı veriliyor.
Eleştiriyorsun hem de “Ey Ahmet AKIN” başlığı ile yapıyorsun eleştirini, ilçe yerel yönetiminden dolaylı yollardan alıyorsun tepkiyi.
Çıkarcı oluyorsun, dönek oluyorsun, çok kızarlarsa” Fetöcü damgasını dahi yiyiyorsun”. “
Chp’li bri meclis üyesinin sosyal medya hesabından yaptığı “ kafamı bozma fetöcü” paylaşımını hala sindirmedim.
Ya bu yazma işini bırakacağız; ya da birilerinin kafasını bozmaya devam edeceğiz. Yani, “laf olsun torba dolsun” ya da sanatsal içerikli yazılar kaleme almak bize göre değil.
Bakın şu aralar Atatürk Parkı darmadağın. Dünya kadar yeşil alana toz taş dolgusu yapılıyor.
Granit taş yollar sökülüyor. Yerine resimlerde gördüğümüz kadarı ile dökme parke taşlar konacak. Düz olsun diye.
Oysa sökülen o taşlar o tür yerlere özel tasarlanmış malzemelerdi.
Neyse.
Güzel olur çirkin olur. Lakin kesin olan şu ; dolgu olan toprak bir daha yeşil olmaz.
Bilmiyorum, Ahmet AKIN ihale açarken çevre mühendisleri, peyzaj mimarları bunu hesapladı mı?
Onu da geçiyorum.
Parkın hemen yanındaki Hatap, foseptik çukuru gibi.
Yakalasam bir gün sevgili AKIN’I ilk diyeceğim şu olacak: “ ilçelerin kanalizasyon sorununu çözmek sizin sorumluluğunuzda, Atatürk Parkı’na harcanan parayı düşündükçe aklıma hep şu deyim geliyor” ayranı yok içmeye; faytonla gider…
” Park, küçük dokunuşlarla gayet güzel hizmet verebilirdi.
Ama Hatap parkın hemen dibinde ve bırakın ilçeye mezraya yakışmayacak görüntü sunuyor, kokusu da bonusu.
Susurluk’a bir bütçe ayırıyorsun. Güzel.
Planlamayı niye beceremiyorsun. Şimdi hangisi daha öncelikli? Kanalizasyon mu, park mı?
Bir sor kendine.
Bir de çok yavaş gidiyor işler. Park Susurluk’un nefes aldığı, merkezdeki tek yer. Bahara yetişmezse büyük sıkıntı olur. Yaptığına yapacağına pişman olursun.
YAZAR: Levent GÜNDOĞAN
