İran–Çin CM-302 İddiası: Körfez’de Deniz Dengesi Değişir mi?

İran–Çin CM-302 İddiası Körfez’de Deniz Dengesi Değişir mi

Son dönemlerde ABD- İran arasındaki gerilimin savaşa dönüşmesi ihtimallari kuvvetlenirken Reuters’e konuşan bir kaynak İran’ın Çin’den CM-302 füzesi satın aldığı iddiaları gündeme geldi. Çin tarafından İran’a satıldığı ve sevkiyetının yapıldığı iddia edilirken satın alınan CM-302 füsesi Uçak gemilerine yönelik olarak kullanıldığı biliniyor.

İran–Çin CM-302 İddiası Körfez’de Deniz Dengesi Değişir mi_1

Reuters’a konuşan kaynaklara göre Tahran yönetimi, Çin yapımı CM-302 süpersonik gemi savar füze sistemi için Pekin ile anlaşmanın son aşamasına geldi. Yaklaşık 290 km menzilli olduğu belirtilen ve düşük irtifada yüksek hızda seyir kabiliyeti bulunan sistem, özellikle büyük suüstü platformlarına karşı tasarlandı.Gelişme, ABD’nin bölgeye iki uçak gemisi sevk ettiği ve Washington’un İran’a yönelik askeri seçenekleri değerlendirdiği bir döneme denk geldi.

İran–Çin CM-302 İddiası Körfez’de Deniz Dengesi Değişir mi_2

CM-302: Neden “Oyun Değiştirici” Olarak Niteleniyor?

İsrail merkezli Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü’nden Danny Citrinowicz, İran’ın süpersonik gemi savar kapasite kazanmasının “oyun değiştirici” olabileceğini belirtti.

Teknik olarak CM-302’nin öne çıkan özellikleri şunlar:

  • Süpersonik hız: Savunma sistemlerinin reaksiyon süresini daraltır.

  • Düşük irtifa uçuşu (sea-skimming): Radar görünürlüğünü azaltır.

  • Uzun menzil (~290 km): Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nda geniş bir angajman alanı sağlar.

Bu kombinasyon, özellikle uçak gemisi taarruz gruplarının çok katmanlı savunma mimarisini test edebilecek bir tehdit profili anlamına gelir.

İran–Çin CM-302 İddiası Körfez’de Deniz Dengesi Değişir mi_3

ABD’nin Deniz Konuşlanması

ABD Donanması’nın bölgedeki varlığı dikkat çekici boyutta:

  • USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve taarruz grubu

  • USS Gerald R. Ford ve eskort unsurları

İki gemi grubu toplamda 5.000’den fazla personel ve yaklaşık 150 hava aracı kapasitesine sahip. Bu ölçekte bir konuşlanma, caydırıcılık mesajı olarak okunuyor. Beyaz Saray doğrudan füze anlaşmasına değinmezken, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik “ya anlaşma ya sert adımlar” mesajını yinelediği bildirildi.

İran–Çin CM-302 İddiası Körfez’de Deniz Dengesi Değişir mi_4

BM Ambargosu ve Hukuki Boyut

CM-302 gibi sistemlerin transferi, geçmişte nükleer anlaşma süreciyle askıya alınan ancak yeniden yürürlüğe giren BM silah ambargosu bağlamında tartışmalı olabilir. Satışın gerçekleşmesi halinde uluslararası yaptırım mekanizmalarının nasıl işletileceği kritik bir başlık haline gelecektir.

Çin Faktörü ve Jeopolitik Eksen

Çin son yıllarda İran ve Rusya ile ortak deniz tatbikatları düzenliyor. Xi Jinping’in İran’ın egemenliğine destek mesajı verdiği de aktarılmıştı.

Bu çerçevede mesele yalnızca bir silah satışı değil; aynı zamanda:

  • ABD–Çin rekabeti

  • Körfez güvenlik mimarisi

  • Nükleer müzakere süreci

  • Rusya–Çin–İran yakınlaşması gibi daha geniş bir stratejik bağlamın parçası olarak değerlendiriliyor.

İran–Çin CM-302 İddiası Körfez’de Deniz Dengesi Değişir mi_5

İran Cephaneliğinde Yeni Bir Evre mi?

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nden Pieter Wezeman’a göre, son çatışmalarda zayıfladığı belirtilen İran cephaneliği açısından CM-302 önemli bir sıçrama olabilir.

Kaynaklara göre İran’ın ayrıca:

  • MANPADS tipi hava savunma sistemleri

  • Balistik füze karşıtı unsurlar

  • Uydu karşıtı kapasite konularında da Çin ile temas yürüttüğü iddia ediliyor.

İran–Çin CM-302 İddiası Körfez’de Deniz Dengesi Değişir mi_6

Hürmüz’de Risk Artar mı?

Eğer anlaşma gerçekleşirse:

  1. Hürmüz Boğazı’nda angajman eşiği düşebilir.

  2. ABD donanmasının hareket serbestisi tartışmaya açılabilir.

  3. Nükleer müzakere süreci askeri baskı altında ilerleyebilir.

  4. Körfez’de sigorta, enerji ve ticaret hatları üzerindeki risk primi artabilir.

Sonuç olarak, bu iddia yalnızca bir silah alımı değil; Orta Doğu’daki güç projeksiyonu ve deniz hakimiyeti denkleminde yeni bir parametre anlamına geliyor. Anlaşmanın resmileşip resmileşmeyeceği ve teslimat takvimi, önümüzdeki dönemde bölgesel gerilimin seyrini belirleyecek kritik değişkenler olacak.

Share This Article
Exit mobile version