Eleştiriye ne kadar açığız. Olumlu yada olumsuz bizi ileriye adım atmamız için itici bir güç olan eleştiri hayatımızın tam merkezindeyken bunun ne kadarı hayatımızı etkiliyor. Türk toplumu yapısı gereği sıkıntılı süreçleri zihni sorgulayıp çözüm üretmek konusunda oldukça başarılı, küllerinden yeniden doğan anka kuşu misali yaşadığı olumsuzluklarla baş edebilme potansiyeli yüksek, çözüm odaklı, anternatif yollar konusunda oldukça başarılı.
Hayatımızın ne kadarı eleştiriye açık; kendimizi bulunduğumuz noktadan yapıcı bir oluşumla ileriye taşıyacak kadar cesur bireyleriz herkes sırtımızı sıvazlarken, alkışlanırken, takdir edilmenin verdiği hazla yaşamımızı devam ettirirken, tökezlediğimiz anda” Pardon hatalıydım bu konuda deyip” kendi öz disiplinini sağkayabilmiş ve yoluna kaldığı yerden devam edebilmiştir.
Başarı biraz da olumsuz koşullara verilen direnç, kendi özsaygımız da saklı değil mi? Toplumları ileri taşıyan tek gerçek aslında öz eleştiride başarı. Kendi nefsimize terbiyede, bizden olmayanı ötekileştirmeden kabulde saklı. Farklı kültürler bir mozaik oluşturur ve bu da büyük resmin kensidir.
Farklılıklarımızla nasıl da güzel olduğumuzu bilsek, bunu hazmetsek, bencilliği bertaraf edip biz olabiksek belki de mutluluğun sırrını bulmuş olacağız. Takdir edilmek, vicdanlara dokunup, çözümler sunmakla elde edilir.
Özümüzdeki savaş kimseye mal edilmemeli. Haklılık belki de ne tarafta durduğumuzdan çok, nasıl bir karakter sergilediğimizdedir. Duruşumuz, bilgi birikimimiz, şartlara göre kava göre şekil almak olmamalıdır. Omurgalı bir yaşam yaşamak için, aynadaki yüzümüze bakabilme cesaretinde olmalıdır.
Eksikliklermizin farkında olup gelişime, değişime açık kararlarla yol almalıyız. Kimse mükemmel değil herkesi kusuruyla kabul edip, değiştirmeye. Belirli bir kaba koymaya çalışmadan beraber ilerleyebilmek asıl başarıdır. Kimseyi basamak görüp kendi çıkarımuz menfaatimiz için, onurunu, gururunu kırmamalıyız.
Gönül kırıldı mı tamir edecek ustası yok, gönül kıran değil gönüller de değer bulan olalım. Hayat bir yolculuk; bizler bu yolculukta birer yolcuyken sevgi tohumları ekelim, sevgi yeşertelim. Eleştiri, hayatımızın tam da ortasında vücut bulmuşken olumlu yönlerini hayatlara dokunarak, köprü olarak çoğaltalım. Sözün özü “İğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına batırmak” ne kadar doğru olur.
YAZAR: Mualla Sabır GÜVEN


