Karaman’ın Koyunu, Sonra Çıkar Oyunu!…
Dünya sahnesinde yeni bir “şefkat” perdesi açılıyor. 2013 yılından bu yana koltuğunda oturan ve Doğu Türkistan’ı adeta bir açık hava hapishanesine çeviren Çin lideri By. Xi Jinping, bugün kalkmış savaş mağduru çocuklara yardım eli uzatacağını müjdeleyerek dünyaya “insaniyet dersi” veriyor: “Çocuklar asla askeri ve siyasi hedef olmamalıdır!”
Dışı kabarık ama içi boş bir puf böreği gibi duran bu açıklamayı duyunca, hakikatleri haykırmayı borç biliyorum. Sayın Başkan, “Çocuklar hedef olmamalı” derken sesiniz çok gür çıkıyor; peki bu ses neden Doğu Türkistan semalarına ulaştığında aniden kısılıyor?
Gelin, bu “insaniyet” maskesinin arkasındaki o karanlık oyunu hep birlikte deşifre edelim:
1. “Beyin Yıkama” Diplomasisi ve İnsanlık Suçu:
İstanbul’daki eski Başkonsolosu ; wei toplama kamplarını savunurken kullandığı o kan dondurucu ifadeleri biz unutmadık! Uygur Türklerinin zihinlerini “hastalıklı” olarak niteleyen, o kamplarda “beyinlerini yıkayarak tedavi edeceğiz” diyen o ırkçı zihniyet, bugün hangi yüzle “çocuk sevgisinden” bahsediyor? Kendi halkının zihnini “hasta” gören bir sistem, hangi sağlıklı nesli yetiştirebilir?
2. Teknolojiyle Avladığına ne demeli?
2021 yılında patentini aldığınız o yüz tanıma sistemlerini dünya not etti. Uygur Türklerini diğerlerinden ayırt etmek, onları birer “hedef” gibi işaretlemek için geliştirdiğiniz o dijital prangalar, çocukları siyasi hedef tahtasına oturtmak değil de nedir? Kendi çocuklarını algoritmalarla takip eden bir sistemin merhametine kim inanır? yapmayın Allah aşkına kimi kandırıyorsunuz? Domuz derisi post,düşmandan dost olmaz..
3. Gelin işgalin tarihini yaptıralım masaya.
1876’dan beri devam eden bir işgal hikâyesi bu. Ata topraklarımızın adını “Sincan” yaparak tarihin izlerini silebileceğinizi mi sandınız? 1997 Ramazan ayında döktüğünüz o kanlar ve 2013’ten beri tırmandırdığınız sistematik baskı, bugün verdiğiniz “yardım paketi” sözlerinin üzerine dev bir gölge gibi düşüyor.
Bir elinizle uzak coğrafyadaki çocuğa ekmek uzatıp, diğer elinizle “beyinlerini yıkayacağız” dediğiniz bir halkın çocuklarını kimliğinden koparmak; merhamet değil, tarihin gördüğü en büyük stratejik riyakarlıktır. Bizler biliyoruz ki; mazlumun ahı, en teknolojik kalkanları bile delip geçer. Çocukları gerçekten hedef tahtasından indirmek istiyorsanız, önce o tahtayı Doğu Türkistan’daki beşiklerin başından kaldırın.Epstein adasında maruz kalınan o yavrucuklarin başına gelenlerde aynı şey değil miydi?
Dünya nya artık sizin bu puf böreği kıvamındaki, içi boş şefkat gösterilerinizi yutmuyor! Atalarımızın dediği gibi; “Zulüm ile abad olanın akıbeti berbad olur.”
VESSELAM….
YAZAR: Meliha ATEŞ
