Hayatta hangimiz seçimlerimizin sonuçlarından memnunuz tartışılır. Bazen düşünüyordum da herşeyi akışına bırakan mı daha şanslı, yoksa cesaret edip aldığı kararın arkasında duran mı? Hayat türlü türlü sınavladan geçirmiyor mu? her birimizi her gün.
Başardım dediğimiz nokta da yeni problem yolumuza ket vurmuyır mu? Bambaşka bir sınavla karşı karşıya geldiğimizde seçimlerimiz çıkarlarımızla çatıştığında hangi doğru yaşamımızı geliştiriyor.
Kim sonunu bildiği yolculuğa balıklama gözü kara atlar ki, uğrunda bir çok bedel ödenecekse ve aklın sınırları zorlanacaksa kim bile bile rızalık gösterir ki yaşayacaklarına.
Kiminin adına kader dediği başımıza gelen tüm yaşanmışlıklardan arta kalan bir hikayenin kahramanı olmaktan vazgeçer. Kimi olumlu tesafüfler bir yere taşırken, hiç düşündük mü acaba gerçekten bulunduğum konumun hak ediyor muyum? Çözüm odaklımıyım?
Çıkarlarım söz konusu olduğunda ne kadar etik davranıyorum diye kendini sorgular. Menfaatler dünyasına doğmuşken; kim kral çıplak demeyi göze alıp kayıplar olacağını bile bile kişiliğinin kalıbının adamı olur. Cesaret dediğimiz şey tam da bu durumda anlam kazanır.
Kimsenin yüksek sesle dile getiremediği gerçekleri haykırır maskesi baloda, 9 köyden kovulmayı göze alarak. Başarı şans mı? Hak ediş mi? Tanıdık kıyağımı kim bunu itiraf edecek kadar onurlu duruş sergiler tartışılır. Yaşam seçimlerimizin sonuçlarıdır. Bunu göğüsleyip gerçek başarılar tevazu gösterenlerindir.
Önemli olan onur, gurur, karakter, netliktir. İnsan olmanın gereği birinin üzerine basıp bundan nemalanmak değil, gerçek başarıları takdir edebilecek alçak gönüllü kişilikte olmakta saklıdır. Cesaret mi, kabul ediş mi, net bir duruş sergilemek mi gerçek başarı nedir sizce!
M.Sabır GÜVEN
