Dünya sahnesinde yine o tanıdık, bayat senaryo vizyona girdi: Hantavirüs. Bir yanda “Aman kapandık, aman bulaştı” korku imparatorluğu, diğer yanda bu tiyatronun dekorlarını bir yıl önceden hazırlayan “üst akıl” görünümlü alt akıllar.
Sormak lazım; hani o sokaklardan kedileri, köpekleri hunharca toplayıp “modern şehir” masalıyla yok etmek isteyen “steril” tipler vardı ya? İşte o gün attığınız her adım, bugün farenin önüne serilen kırmızı halıydı. Tebrikler, doğanın en sadık koruyucularını saf dışı bıraktınız, şimdi faturayı “doğa ana” değil, küresel laboratuvarlar kesiyor!
Gıda zincirini kopar, Virüsü Pazarla!
Denklem o kadar basit ki, ilkokul seviyesindeki bir ekoloji dersi bile bunu çözer. Ama mevzu “vicdan mühendisliği” olmayınca, akıl tutulması başlıyor:
Doğal Savunma Hattı: Kediler sokaktayken fareler deliklerinden kafasını çıkaramazdı. Kedi giderse, fare krallığını ilan eder.
Hantavirüsün Limanı: Bu virüsün ana durağı kim? Kemirgenler. Nemli ortam ve kontrolsüz üreyen fareler, virüsü kapımıza kadar getiren ücretsiz kuryelerdir.
Küreselci Matematik: Önce doğal avcıyı yok et (kanunlarla, yasaklarla), sonra farenin yaydığı virüs üzerinden yeni “sağlık protokolleri” ve “kapanma” paketleri sat.
Sağlık Bakanlığı ve Küresel Reçeteler
Dışarıdaki “sağlık baronları” ne istiyor? Tabii ki daha fazla kontrol, daha fazla dijital takip ve belki de 6G altyapısıyla entegre edilmiş bir “biyo-güvenlik” duvarı. Gemilerde yakalanan, yurtdışından getirilen vakalar derken; amaç sadece bir hastalıkla mücadele etmek değil, insanlığı “evine hapsolmuş, farelerden korkan ve sadece ekrandan talimat bekleyen” bir kitleye dönüştürmek.
Buradan o “steril” yasaları getirenlere sesleniyoruz: Hayvanları toplarken “toplum sağlığını” düşünüyordunuz ya? Buyurun, şimdi kemirgenlerin başlattığı bu yeni dalgayla yüzleşin. Kedinin tırnağını arayacağınız günler, laboratuvar yapımı korkularınızdan daha gerçektir! Teslim Olmaz, onlar fareli köyün kavalcısını oynamaya devam etsinler, biz o kavalı kırıp gerçeği yazmaya devam ederiz.
YAZAR: Meliha ATEŞ
