İsrail, son günlerde yaşanan füze saldırılarının ardından erken uyarı sistemleri konusunda kamuoyuna dikkat çeken bir açıklama yaptı. İsrail ordusu, İran tarafından gerçekleştirilen bazı saldırılarda erken uyarı sistemlerinin her zaman devreye girmeyebileceğini belirterek sirenlerin önceden uyarı yapılmadan da çalabileceğini duyurdu.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, füze saldırılarının tespitinin çeşitli operasyonel koşullara bağlı olduğu vurgulandı. Bu nedenle cep telefonlarına gönderilen erken uyarı bildirimlerinin veya sirenlerin zamanlamasının her durumda garanti edilemeyeceği ifade edildi.
Açıklamada, cep telefonlarına mümkün olduğunca erken bildirim gönderilmeye çalışıldığı, bu sayede sivillerin saldırılara karşı hazırlık yaparak korunaklı alanlara ulaşmasının hedeflendiği kaydedildi. Yetkililer, telefonlara gelen uyarıların ardından vatandaşların hızla sığınaklara yönelmesi gerektiğini belirtti.
Radarlar Hedef Alındı İddiası
Öte yandan İsrail basınında yer alan haberlere göre İran’ın son saldırılarında bölgedeki radar sistemleri hedef alındı. İsrail’de yayımlanan Haaretz gazetesi, İran’ın radar altyapısına yönelik saldırılarla İsrail’in erken uyarı kapasitesini zayıflatmayı amaçladığını yazdı.
Haberde, İsrail’in sivil alarm sisteminin bölgeye konuşlandırılmış İsrail ve müttefik ülkelere ait radarlar aracılığıyla çalıştığı belirtildi. Bir füze fırlatmasının tespit edilmesi durumunda önce cep telefonlarına bildirim gönderildiği, füzelerin hedefe ulaşmasından yaklaşık 1,5 dakika önce de sirenlerin devreye girdiği aktarıldı.

Bölgesel Radar Ağı Hedefte
Habere göre uydu görüntüleri, İran’ın saldırılarında özellikle bölgedeki radar ve erken uyarı sistemlerini hedef aldığını gösteriyor. Bu sistemler arasında Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Ürdün’de konuşlu bazı radarların da bulunduğu ileri sürüldü.
İran’ın askeri gücü olan İran Devrim Muhafızları Ordusu ise yaptığı açıklamada, bölgede konuşlu bazı ABD radar ve ufuk ötesi erken uyarı sistemlerinin füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alındığını duyurmuştu.
Yaşanan gelişmeler, Orta Doğu’da zaten yüksek olan askeri gerilimin teknoloji ve erken uyarı sistemleri üzerinden yeni bir boyuta taşındığı şeklinde yorumlanıyor.
