İsrailli gazeteci ve analist Alon Mizrahi, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşa ilişkin değerlendirmesinde Batı’nın çatışmada askeri ve siyasi inisiyatifi kaybettiğini savundu.
Mizrahi son yazısında, savaşın yalnızca sahadaki askeri gelişmelerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda stratejik ve psikolojik boyutlarda da Batı aleyhine sonuçlar doğurduğunu belirterek, “Amerikan varlığı artık sona eriyor” ifadesini kullandı.
“Trilyon dolarlık üsler duman oldu”
Mizrahi, İran’ın Bahrain, Kuwait, Qatar ve Saudi Arabia’daki Amerikan askeri üslerini “kapsamlı, büyük ölçekli ve kararlı bir şekilde” hedef aldığını ileri sürdü. Bu üslerin onlarca yıl boyunca trilyonlarca dolarlık harcamayla kurulduğunu belirten Mizrahi, “30 yılı aşkın askeri harcama duman olup uçtu” dedi.
İsrailli analiste göre ABD, belki Pearl Harbor Saldırısı hariç tutulursa, tarihinde benzer ölçekte bir yıkımla karşılaşmadı. Mizrahi bu durumu, “Konvansiyonel bir savaşta hiçbir düşman, Amerikan askeri güçlerine İran’ın şu anda yaptığı şeyi yapmadı.” sözleriyle değerlendirdi.
Sansür ve bilgi akışı tartışması
Mizrahi ayrıca çatışmaya ilişkin haber akışında ciddi bir sansür bulunduğunu iddia etti. Askeri durumun ciddiyeti nedeniyle bilgi akışının giderek azaldığını belirten analist, Körfez Savaşı ile kıyaslandığında mevcut çatışmadan neredeyse hiç görüntü paylaşılmadığını vurguladı.
Bu durumun ABD ve İsrail’in savaşın gerçek sonuçlarını gizleme çabası olarak yorumlanabileceğini öne sürdü.
Hürmüz Boğazı’nda gerilim
Mizrahi’ye göre Hürmüz Boğazı’ndaki durum da ABD açısından zorlayıcı bir tablo ortaya koyuyor. Analist, “Şu anda hiç kimse Hürmüz Boğazı’ndan geçemiyor” dedi.
ABD’nin petrol tankerlerine askeri refakat önerisini “çılgınca” olarak nitelendiren Mizrahi, bunun “binlerce İran füzesinin hedefine gemi göndermek anlamına geleceğini” savundu.
“Savaş kaybedildi” değerlendirmesi
Mizrahi yazısında, “ABD ve İsrail bu savaşı çoktan kaybetti” görüşünü dile getirdi. Analist, tarafların büyük yıkım kapasitesine sahip olduğunu ancak İran’ın askeri altyapısının ülke genelinde yerin derinliklerine dağıldığını ve bu tesislere ulaşmanın zor olduğunu ifade etti.
