Kutlu Olsun!
Lafı eveleyip gevelemeye gerek yok.
Bu ülkede birileri bilimin rehberliğini kabullenemedi.
Çağdaş hukuku benimseyemedi.
Dinin devlet işlerinden ayrı yürütülmesini onaylayamadı.
Düşüncelerin özgürce savunulmasını sindiremedi.
Tebaalıktan kurtulup halk olmayı istemedi.
Osmanlı Devletinin siyasi, ekonomik, toplumsal alanda kendini yenileyemediği için çöktüğünü bir türlü anlayamadı ya da anlamak istemedi.
Sandı ki Osmanlı Fatih’in İstanbul’u fethettiği gibiydi de
Cumhuriyet kurulunca o görkemli imparatorluk çöktü.
Bu ülkede birileri Cumhuriyeti sindiremedi. Atatürk’ü sevemedi.
Oysa Mustafa Kemal’in19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktığı gün ülkenin işgal edilmemiş birkaç kenti kalmıştı.
Son padişah İngilizlere sığınma planları yapmakla meşguldü örneğin.
Borçlar ödenemiyordu. Devletin gelir kaynaklarının başına alacaklı devletlerin atadığı görevliler oturmuştu.
Aydınım diye dolaşan birçok Osmanlı ileri geleni “Amerikan mandası mı İngiliz mandası mı olalım’ı” tartışmaktaydılar.
Ulusal Kurutuluş Savaşını başlatmak hiç birinin aklının ucundan geçmiyordu. Hayal bile edemiyorlardı.
19 Mayıs 1919 Ulusal Kurtuluş savaşının başladığı tarih.
30 Ağustos 1922 yedi düvelin dize getirildiği tarihtir.
Ve 30 Ağustos 1922 Emperyalizme başkaldırının Dünya Tarihine Zafer başlığı ile birlikte kazındığı gündür.
O günü yazan tarihçiler Mustafa Kemal’i de dahi komutan olarak kaydetmiştirler.
Kim ne derse desin.
Kim ne yalanlar uydurursa uydursun.
Kim neyin hesapları ile tarihi yanıltmaya çalışırsa çalışsın durumun birkaç cümlelik özeti budur.
Zafer Bayramımız kutlu olsun!