LNG arzı alarm veriyor: Körfez sevkiyatlarının ardından küresel enerji krizi kapıda.
Küresel enerji piyasaları, Körfez’den yola çıkan son sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tankerlerinin varışına günler kala ciddi bir arz krizi riskiyle karşı karşıya bulunuyor.
Londra merkezli Financial Times’ın, Suudi Arabistan merkezli Şarku’l Avsat aracılığıyla aktardığına göre, askeri gerilim ve Hürmüz Boğazı’ndaki kapanma nedeniyle Körfez limanlarını terk eden son LNG sevkiyatlarının önümüzdeki 10 gün içinde varış noktalarına ulaşması bekleniyor. Bu tarihten sonra, küresel LNG arzının yaklaşık beşte birini sağlayan Katar ile bağlantının büyük ölçüde kesileceği öngörülüyor.

Arz zinciri kırılıyor
Dünyanın en büyük LNG üreticilerinden biri olan Katar, çatışmanın ilk günlerinde İran’ın Hürmüz Boğazı’na yönelik kısıtlamaları nedeniyle ihracatını durdurmak zorunda kaldı. Ayrıca Katar’daki Ras Laffan tesisine yönelik saldırılar, üretim kapasitesinde ciddi kayıplara yol açtı.
Denizcilik analiz şirketi Affinity’ye göre, savaş öncesi yüklenen LNG tankerlerinin büyük bölümü hâlihazırda yolda bulunuyor. Bu durum, özellikle ithalata bağımlı ülkelerin kısa süre içinde arz kesintisini doğrudan hissetmesine yol açacak.
Enerji ithalatçısı ülkeler, arz açığını kapatmak için yüksek fiyatlı alternatif LNG tedarikine yönelmek, kömür gibi alternatif yakıtlara dönmek ya da tüketimi kısıtlamak zorunda kalabilir.

Asya ülkeleri baskı altında
Krizden en fazla etkilenen ülkelerden biri olan Pakistan, geçen yıl gaz ihtiyacının neredeyse tamamını Katar’dan karşılıyordu. Ülkede LNG ithalat kapasitesi keskin şekilde düşerken, ay sonuna kadar gaz akışının tamamen durabileceği belirtiliyor.
Pakistan GasPort Yönetim Kurulu Başkanı İkbal Ahmed, mevcut stokların günler içinde tükeneceğini belirterek arzda “tam kuraklık” uyarısında bulundu. Yüksek spot fiyatlar ve artan nakliye maliyetleri nedeniyle ülkenin alternatif tedarik bulmakta zorlandığı ifade ediliyor.
Benzer şekilde Bangladeş de finansal kısıtlar nedeniyle pahalı LNG alımlarına erişmekte zorlanırken, hükümet tüketimi sınırlayıcı önlemler almaya başladı.
Doğu Asya ve alternatif arayışlar
Tayvan, Körfez gazına bağımlılığı nedeniyle risk altında bulunan ekonomiler arasında yer alıyor. Artan talep öncesinde alternatif sevkiyat arayışına giren ülke, özellikle yaz aylarında ciddi bir enerji açığı riskiyle karşı karşıya.
Buna karşılık Çin, yerli üretim kapasitesi ve kara boru hatları sayesinde krize karşı daha dirençli bir konumda bulunuyor. Ülke, gerekirse kömür kullanımını artırarak enerji arzını dengeleyebilecek seçeneklere sahip.
Japonya ise sınırlı Körfez bağımlılığına rağmen fiyat baskısını azaltmak için nükleer ve kömür santrallerini devreye alarak temkinli bir strateji izliyor.

Uzun vadeli riskler büyüyor
Uzmanlar, krizin kısa vadeli etkilerinin ötesinde, küresel enerji piyasalarında kalıcı hasar bırakabileceği uyarısında bulunuyor. Katar’daki altyapı hasarının üretimi yıllarca sınırlayabileceği ifade edilirken, LNG arzının uzun süre sıkışık kalabileceği değerlendiriliyor.
Katar Enerji Bakanı Saad al-Kaabi, Ras Laffan tesislerindeki hasar nedeniyle ülkenin LNG üretim kapasitesinin yaklaşık yüzde 17’sinin 3 ila 5 yıl devre dışı kalabileceğini açıkladı. Kaabi ayrıca, bazı uzun vadeli sözleşmelerde “mücbir sebep” ilan edilebileceğini belirtti.
Bu gelişmeler, küresel enerji güvenliğinin yeniden şekillendiğine ve ithalata bağımlı ekonomiler için zorlu bir dönemin başladığına işaret ediyor.
