By using this site, you agree to the Privacy Policy and Terms of Use.
Accept
Bandırma HaberleriBandırma HaberleriBandırma Haberleri
  • Özel Haber
  • Siyaset
    • CHP
    • AKP
    • MHP
  • Spor
    • Fenerbahçe
    • Beşiktaş
    • Trabzonspor
    • Galatasaray
    • Uefa Avrupa Ligi
    • Şampiyonlar Ligi
    • Basketbol
  • Magazin
  • Sağlık
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Sanat
  • Teknoloji
  • Kadın
  • Yerel
  • E-Gazete
  • Ulusal Haber
  • Köşe Yazısı
Reading: Prizden Çıkarılan Hayatlar
Share
Notification Show More
Font ResizerAa
Font ResizerAa
Bandırma HaberleriBandırma Haberleri
Ara
  • Son Dakika
  • Gündem Haberleri | Türkiye ve Dünyadan Son Dakika – Velhasıl Gazetesi
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Asayiş (Velhasıl Gazetesi )
  • Politika
  • Dünya
  • Köşe Yazısı
Have an existing account? Sign In
Follow US
Meliha Ates

Arama - Köşe Yazısı - Prizden Çıkarılan Hayatlar

Köşe Yazısı

Prizden Çıkarılan Hayatlar

Last updated: 6 Mayıs 2026 17:35
admin
Published: 6 Mayıs 2026
Share
SHARE

Yıl 2026. Her şeyimiz “akıllı”. Buzdolabımız sütün bittiğini söylüyor, saatimiz kaç adım attığımızı… Ama unuttuğumuz bir şey var: 80’li yıllarda evlerimizde “akıllı cihazlar” yoktu; “akıllı insanlar” vardı! Televizyonun üzerine o bembeyaz danteli örttüğümüzde sadece ekranı tozdan korumuyorduk; aslında o evi bir “yuva” olarak mühürlüyorduk. Şimdilerde siber güvenlik uzmanları “Verilerinizi koruyun.” diye uyarıyor. Oysa biz 80’lerde verilerimizi mahallenin en güvenli “bulut” sisteminde saklardık: “Bakkal amcanın veresiye defteri!”

“Çevirmeli Telefonun Sabrı”

Gençler bilmez; 80’lerde birini aramak için parmağınızı o telefonun deliğine takıp sonuna kadar çevirmeniz, sonra o çarkın “vırrrr” diye geri dönmesini beklemeniz gerekirdi. İşte “sabır”, o çarkın dönüşünde gizliydi. Şimdi 2026’da saniyeler içinde mesaj gitmeyince sinirleniyoruz. Oysa o zamanlar “yanlış numara” çevirdiğimizde bile karşıdakiyle hâl hatır sorar, “Kusura bakma evladım, amcana selam söyle.” diyerek telefonu kapatırdık. Hangi yapay zekâ bu samimiyeti kodlayabilir?

“Radyasyon mu, Gönül Isısı mı?”

Şimdi kenevir lifleriyle radyasyondan korunmaya çalışıyoruz. Ama hatırlayın: 80’lerde en büyük “radyasyon koruyucumuz”, kışın o döküm sobanın üzerinde kuruyan portakal kabuklarının kokusuydu. Evin içinde sinyal kirliliği yoktu; sadece insan kokusu ve gönül ısısı vardı. Komşunun çocuğu hastalandığında bütün mahallenin “antenleri” o eve dönerdi. Bugün 1000 Mbps internetimiz var ama alt kat komşumuzun adını bilmiyoruz.

Bizi biz yapan, o yoklukta paylaşılan bir dilim “salçalı ekmek”ti. Şimdiki nesle tavsiyemizdir: Teknolojiyi kullanın, 2026’nın nimetlerinden faydalanın; ama ruhunuzu 80’lerin “tamir edilebilir” samimiyetinden koparmayın. Çünkü bir gün elektrikler kesildiğinde elinizde kalan tek “akıllı” şey, yanınızdaki insanın elini tutmak olacak. 80’ler ruhuyla ifade edecek olursak: Eskiyi özlemek yetmez; eskinin o sarsılmaz “insanlık kimliğini” bugünün dijital zırhına işlemek gerekir.

YAZAR: Meliha ATEŞ

ROMANIZ DİYE Mİ ?
ÇINARLI’NIN KADERİ ÇÖPLÜK OLMAMALIYDI
BALIKLIDERE MESELESİ
BİR İHALE ÖYKÜSÜ
BAŞKA YOLU YOK…
Share This Article
Facebook Email Print
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.

Bunları da beğenebilirsiniz

erdem ozcan jpg
Köşe Yazısı

AHMET MEKİN 95 KÖYDE BİR EFSANE

7 Haziran 2026
MELIHA ATES e1673977592775
Köşe Yazısı

“SECİM ATMOSFERİ”

17 Ocak 2023
erdem ozcan jpg
Köşe Yazısı

Vanspor Eli Boş Döndü

1 Şubat 2026
BİR İHALE ÖYKÜSÜ
Köşe Yazısı

ZARARIN NERESİNDEN DÖNERSEN…

25 Mart 2026

Kategoriler

  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Yerel
  • Spor
  • Magazin
  • Teknoloji

© Velhasıl Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?

Not a member? Sign Up