Siyaset arenası son günlerde yine baş döndürücü, bir o kadar da düşündürücü bir “rozet” tiyatrosuna sahne oluyor. Ankara’nın göbeğinde, Keçiören’de dün başka bir kulvarda halktan dürüstlük ve şeffaflık vaadiyle oy isteyenlerin, bugün arkalarında bıraktıkları devasa iddia bulutlarıyla birlikte patika değiştirdiğini ibretle izliyoruz.
Dün feryat figan eleştirdiklerinin kapısına bugün sığınanlar, siyaseti bir ilkeler savaşı değil, bir “ikbal ve zırh” ticareti sananlardır.
Medya organları, kulisler ve sosyal medya mecraları, bu son transferin perde arkasındaki akçeli söylentilerle, TOKİ ve yerel yönetim iddialarıyla çalkalanıyor. Herkes birbirine soruyor: “Bu iddiaların aslı ne, bu savrulmanın sebebi ne? İddiaların gölgesinde sığınacak liman arayanların asıl derdi ne?”
Ama kimse asıl gerçeği görmüyor veya görmek istemiyor. Biz bugün o herkesin sustuğu, halının altına süpürmeye çalıştığı hakikati haykırmak, o taşı tam yerine oturtmak için buradayız.Bu aziz millet sahipsiz, bu devlet çaresiz değildir!
Bugün yaşanan bu ilkesiz transferler, havada uçuşan ithamlar ve siyasi omurgasızlıklar bize tek bir şeyi göstermektedir: Türkiye’de siyaset, merkez sağın o asil, dürüst ve devleti kuran temiz iradesinden uzaklaştıkça çürümektedir! Vatandaşımız sandıkta her rengi gördü, her boyayı denedi. Gördü ki bir tarafta iddiaların gölgesinde sığınacak liman arayanlar var, diğer tarafta ise her dönemin rüzgarına göre yelken açanlar…
İşte tam bu kaosun ortasında, milletimizin aklına ve vicdanına o can alıcı soruyu bırakıyorum; Milletin tertemiz “Doğru Yolu” dururken, bu şaibeli savrulmalar niye?
Herkes arkasına yaslansın ve baksın; siyaset sahnesinde kartlar yeniden dağıtılırken, rüzgâra göre yön değiştirenlerin devri artık kapanmıştır. Çünkü bu ülkenin harcında, dürüstlüğün ve sarsılmaz devlet aklının kalesi olan DYP Ruhu vardır! Türkiye’nin içine sürüklendiği bu şaibeli siyaset girdabından çıkışın yegane adresi, mazisi tertemiz, çizgisi milim sapmamış olan Doğru Yol Partisi’dir!
Ve bu şanlı davanın başında, her türlü fırtınaya karşı dimdik ayakta duran, milletin kör kuruşunun hesabını sormaya ant içmiş, dürüst ve vizyoner liderliğiyle merkez sağın sarsılmaz çimentosunu yeniden karan bir isim var; Genel Başkanımız Sayın; Cenk Küpeli!
Bugün Ankara kulisleri dedikodularla çalkalanırken, Sayın; Cenk Küpeli liderliğindeki Doğru Yol Partisi kadroları milletin hakkını, hukukunu ve geleceğini savunmak için meydandadır. Onlar ne dün söylediklerini unuttular ne de bugün iddiaların gölgesinde siyasi manevralar yapıyorlar .Öyle yağma yok! Milletin kaynaklarını, Keçiören’den yükselen o sisli iddiaları ve halkın emanetini hiç kimsenin şahsi ikbal hesaplarına, koltuk transferlerine kurban ettirmeyecekleri kesin.
Taş yerinde ağırdır, mazi ise aynadır. Siyasi tiyatrolarla, rozet oyunlarıyla milleti uyutacağını sananlar çok yakında görecekler; emanet, asıl sahibine dönüyor.
Şimdi tüm Türkiye düşünsün ve karar versin.Şaibeli transferlerin gölgesinde savrulanlar mı, yoksa Cenk Küpeli liderliğinde dimdik duran dürüst devlet aklı mı?
”Vay be, işte şimdi gerçek sarsıntı başlıyor” dedirtmeye, dürüstlüğü bu ülkenin kaderi yapmaya geliyorlar… Milletin yolu, Doğru Yol’dur!
VESSELAM…..
YAZAR: Meliha ATEŞ
