DOLAR 32,5038 0.08%
EURO 34,7826 -0.12%
ALTIN 2.496,260,50
BITCOIN 21200762.436%
Balıkesir
20°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

  • HABERLER
  • SERVİS 1
  • SERVİS 3
  • FİNANSİF
  • HESAP
Kaan Bingül

Kaan Bingül

13 Mart 2024 Çarşamba

KALPAKLILAR VE KAYPAKLAR

KALPAKLILAR VE KAYPAKLAR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Çerkesleri kafasına göre ‘haramzade olanlar ve olmayanlar’ diye ikiye ayıran AK Parti Bandırma Belediye Başkan Adayı Cemal Öztaylan’ın sözlerini görgü tanıklarının da ifadesine dayanarak haberleştirdik.

Kıyamet koptu.

Tepkiler çığ gibi büyüyünce Öztaylan cephesinden önce şaka yaptı denildi ki bu işin şakası olmaz.

Ardından Kayseri’de bir cenaze töreninde yaşanan balık hikayesi anlatıldı. En sonunda da internetten kopyala yapıştır bilgilerle dolu cevap yazısında Karadeniz’in hırçın dalgalarına bağladılar konuyu. Neymiş efendim sürgünde yaşamını yitirenler nedeniyle, Çerkeslere balık yemek harammış. Onun için Cemal Öztaylan, balık yiyen Çerkesler için şakayla karışık bu sözü söylüyormuş.

Şimdi ben bu sözü neden söyledim, niçin söyledim. Nasıl söyledim izaha gerek yok, görüyorsunuz söyledim. Söylemişte olabilirim, söylememişte olabilirim. Söylemişsem söylemişimdir, söylememişsem söylememişimdir. Önce söyledik de sonrandan söylemedik mi dedik, bunlar bir takım uydurma laflardır.”

Ne bir eksik ne bir fazla. Öztaylan’ın, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından servis edilen açıklamasının özeti bu.

Çerkeslik din mi de balık yemek haram olsun, balık yiyen de ‘haramzade’. Sürgün yolunda birçok insan Karadeniz’de yaşamını yitirdiği için yaşlılarımız için bir gelenekti balık yememek.

Cemal Efendi, Allah’ın Bandırma’da görev yapmak için seni memur kıldığını söylüyorsun, öncelikle Allah ıslah etsin. Acaba yanlış anlamış olabilir misin? Görevden çok herkese atar giderdesin. Önce seçim gezisinde Karadenizliler Derneği’nde vatandaşa okkalı bir ‘Nah’ çektin. Yaptığından utanacağına 4 milyon kişi tıkladı dedin.

Çerkeslere ‘haramzade’ dedin. Özür dileyeceğine türlü alaverelerle zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışıyorsun.

Yemezler.

Sırada hakaret edeceğin kimler var merak ediyorum.

Çerkes kültürüne ve tarihine bu kadar kafa yoruyorsan eğer temelini saygı ve sevginin oluşturduğu Çerkeslerin anayasası Xabze’yi öğren.

Saygıdan başlamanı özellikle tavsiye ediyorum.

Vatandaşa ‘hayvanlar’ diyen sen, geçen sene Balıkesir’de düzenlenen iftar yemeğinde oğlunu tanımadı diye belediye personelini tokatlayan sen, daha iki hafta önce karşındaki vatandaşa ‘Nah’ işareti çeken yine sen.

Şimdi de Çerkeslere söylediğin bu söz.

Niyetin ne olursa olsun, Çerkeslere ‘haramzade’ diyemezsin.

Haber sonrası mesai arkadaşım Tarık’ı hem belediye başkan adayı Cemal Öztaylan hem de Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Daire Başkanı Taner Korkmaz arayıp, haberi kaldır diye emrivaki konuşmuşlar.

Daire başkanı arkadaş, FETÖ’cü Mehmet Tosun’a haber servis etmiyorsun. Sözün onun gibilere geçer bize değil. Beni ara ki sana bir gazeteciyle nasıl konuşulacağını öğreteyim.

Gelelim değerli büyüğüm Yeniziraatli Muhtarı Murat Özhan Abime. Sen o gece ne dediysen o yazıldı ne bir eksik ne bir fazla. Protokolde olan herkes şahit sözlerine.

Şakaya vurup, “Ben haramzade Çerkes değilim” sözünü kendine yakıştırıp, o açıklamayı yaptın.

Canın sağ olsun güzel abim.

Belki bilmiyorsundur hatırlatayım isterim. Bu ülkenin bağımsızlık mücadelesinin simgesidir Çerkes Kalpağı.

Tarih kalpaklıları da yazar, kaypakları da.

YAZAR: Kaan BİNGÜL

“Lise Öğrencilerine Özel Destek “

Devamını Oku

ALLAH BELANIZI VERSİN!

ALLAH BELANIZI VERSİN!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

5 yaşındaki kız çocuğu yaklaşık 1 ay önce Bandırma Belediyesi Türkan Saylan Gündüz Bakımevi servisinde unutuldu. Küçük kız saatlerce kaldıktan sonra kendi imkanlarıyla çıktı. Velhasıl Gazetesi olarak gündeme getirdiğimiz konuya Belediye Başkanı Tolga Tosun, ağustos ayı meclis toplantısında yanıt verdi.

***

“Evladımız biraz mahsur kaldı, saatini bilmiyorum”

“Allah daha beterlerinden saklasın, bu işin doğasında yanlışlar olabiliyor”

“Arkadaşlarımız kötü bir tecrübe olarak hanelerine yazmıştır”

5 yaşındaki kız çocuğunun saatlerce serviste kalmasıyla ilgili Başkan Tosun’un meclis üyelerine yaptığı açıklamanın satır başları bunlar.

***

Verdiği cevaptan da anlaşılıyor ki başkanın küçük kızın kaç saat o travmayla yüzleştiğinden haberi yok. Bu işin doğasında yanlışlar olabilir diyerek bir ana kuzusuna eşya muamelesi yapabiliyor. Başkanın çocuğu kendisi için ne anlam ifade ediyor beni ilgilendirmez ama orada eğitim gören çocuklar eşya değil.

Küçücük bir çocuğun hayatı üzerinden tecrübe kazanımı çıkartmaya çalışmak ancak insanlıktan nasibini almayanların işidir.

Başkanın da çocuğu var. Allah göstermesin kendi çocuğunun başına böyle bir olay gelse yine aynı açıklamayı yapar mıydı?

Benimki nafile bir çaba ama kendisi de bir baba olan başkandan en azından bu konuda empati yapmasını beklerdim.

***

Aileyle görüşmeye tenezzül etmeyen başkan, “Aileyle görüştük, kızımız iyi, kreşe devam edecek” sözleriyle meclis üyelerini yanlış bilgilendiriyor.

Aile ile görüşen kişi şirket müdürü Metehan Turan.

Bektaş ailesiyle ben de görüştüm. Buradan doğrusunu anlatayım.

Küçük kızımız iyi değil. Yaşadığı travma nedeniyle hala tedavi görüyor. Belediye kreşine devam etmeyi de düşünmüyorlar. Öncelikleri kızlarının sağlığı olduğu için yargı sürecini ertelemişler, yakın zamanda şikayetçi olacaklar.

CHP, AK Parti, İYİP ve MHP’li meclis üyelerinden hiçbiri küçük kız ve ailesini ziyaret etmediği için konudan bihaber.

Olayı sorgulayan yok.

Başkan anlatıyor, dut yemiş bülbül misali öylece dinliyorlar.

***

Gelelim başkanın günah keçisi ilan ettiği servis işine.

Belediye kreşinin servis taşıma işini başkanlığını Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Osman Çapar’ın yaptığı Bandırma Servis Taşıyıcıları Kooperatifi yapıyor.

Olaydan sonra servis şoförü ve rehber personele bay bay, kooperatifle çalışmaya hay hay.

Meclis toplantısından iki gün önce Başkan Tosun ve Çapar, Ziraat Bahçesinde rakı masasında buluştu. Küçük kızımızın yaşadığı travmatik olay gündeme geldi mi?

Sanmıyorum.

***

Tolstoy şöyle diyor: “Acı duyabiliyorsan, canlısın. Başkalarının acısını duyabiliyorsan, insansın.”

Ne yazık ki belediye meclisi, küçücük bir kızın tesadüfen hayatta kaldığından habersiz olan canlılar topluluğundan oluşuyor.

Size söylenecek çok şey var ama kelimeler kifayetsiz kalıyor.

Allah belanızı versin!..

 

 

Devamını Oku

Abhazya’dan Türkiye’ye destek

Abhazya’dan Türkiye’ye destek
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye’de meydana gelen deprem felaketi için Abhazya’da bir araya gelen Sivil İnisiyatif Grubu’nun başlattığı yardım kampanyasında toplanan 1 milyon 129 bin 450 ruble(282 bin 362 TL) AFAD’ın hesabına yatırıldı.

 Türkiye’nin deprem felaketiyle karşı karşıya kalmasının ardından tüm dünya seferber oldu. Depremin ardından ‘Canlar ülkesi’ Abhazya’da da yardım kampanyası düzenlendi. Yardım kuruluşları ve gönüllülerden oluşan Sivil İnisiyatif Grubu’nun başlattığı kampanyada toplanan 1 milyon 129 bin 450 ruble (282 bin 362 TL) AFAD’ın hesabına yatırıldı. Kiaraz, Center for Humanitarian Programme, Center Z. Achba “World Without Violence, Abkhaz Desk ve Alabasha Apsny gibi birçok farklı sivil toplum örgütünün yanı sıra gönüllülerden oluşan Sivil İnisiyatif Grubu, bağışla birlikte Türkiye’ye destek mesajı yayınladı.

“TÜRKİYE’NİN ACISINI ABHAZ HALKI DA YÜREĞİNİN DERİNLİKLERİNDE HİSSETTİ”

Dünyanın en büyük felaketi olarak nitelenen ve çok sayıda can kaybının yaşandığı depremler sonucu uluslararası yardım çağrısında bulunan kardeş Türkiye’nin acısını Abhazya halkı da yüreğinin derinliklerinde hissettiğinin altının çizildiği açıklamanın devamında; “Bu yüzden, devletimizin ve diğer kurumlarımızın yürüttükleri çabalara paralel olarak bizler de bir araya gelerek bir yardım hareketi başlattık. “Acılar ortaktır ve paylaştıkça azalır” düşüncesiyle başlattığımız bu kampanya sonucunda elde ettiğimiz meblağı ise “az veren candan”  notunu da düşerek sizlere aktarıyoruz”

“İLK ANDAN İTİBAREN SİZLERLE ENKAZ ALTINDA GİBİYDİK”

Unutmayın; Abhazya halkı olarak uzun olmayan bir geçmişte büyük bir savaş felaketi yaşadık, ardından da yıllarca süren uluslararası bir ambargo ile adeta diz çöktürülmek istendik. Bu gün bile hala çoğu ülkelerce tanınmamış olduğumuzdan dünyaya izole bir şekilde ayakta kalma mücadelesi vermekteyiz. Ancak bütün bu olumsuzluklara rağmen siz kardeşlerimizin acılarınıza bigâne kalamazdık, bilesiniz ki halkımızın tamamı ilk andan itibaren sizlerle birlikte enkaz altında gibiydi, sizlerle birlikte gözyaşı döktük, sizlerle birlikte dua ettik ve her kurtulan can için sizlerle birlikte şükrettik.

“İYİ KOMŞU KARDEŞTEN İLERİDİR”

Bin yıllık bir komşuluk ilişkisi bulunan toplumlarımız, “iyi komşu kardeşten ileridir” şeklindeki bir Abhaz atasözünün de çok güzel ifade ettiği gibi artık kardeşten de ileri durumdadır. Bu yüzden, gönüllerimizin ve evlerimizin kapılarının da sonuna kadar açık olduğunu bir kez daha ifade etmek isteriz. Yüce Allah’tan dileğimiz, yaşanan felaketin yaralarının bir an önce sarılması ve en kısa sürede eskisinden de güzel günlere ulaşmanızdır. Bu duygularla hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara acil şifa, geride kalanlara ise yürekten başsağlığı diliyoruz. Geçmiş olsun kardeşlerimiz. Başınız sağ olsun. Allah böylesi bir felaketi hiç kimseye yaşatmasın”

Sivil İnisiyatif Grubu’nda yardım kuruluşlarının yanı sıra Bülent Marshan, Oktay Chkotua, Almashan Gvindzhia, Asta Ardzinba, Enver Bzagua, Inal Khutaba, Tamer Eshba  ve Zehra Dopua  öncülük etti.

” Binali Yıldırım Pis İşler Ne Bilmiyorum “

Devamını Oku

Endonezyalı öğrencilerden 100 bin lira bağış

Endonezyalı öğrencilerden 100 bin lira bağış
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’nde okuyan Endonezyalı 200 öğrenci aralarında topladıkları 100 bin lirayı “Türkiye Tek Yürek” kampanyasına bağışladı. Öğrenciler parayı Balıkesir AFAD’a teslim etti.

 10 bin kilometre uzaktan Bandırma’ya üniversite eğitimi için gelen Endonezyalı öğrenciler Türkiye’de yaşanan deprem felaketine kayıtsız kalmadı. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi öğrencisi olan 200 Endonezyalı genç aralarında topladıkları 100 bin lirayı AFAD’a bağışladı. Kahramanmaraş, Hatay, Osmaniye, Adıyaman, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Malatya ve Adana başta olmak üzere çevre illerde yoğun şekilde hissedilen depremlerden etkilenen depremzedelere yardım ve bölgenin yeniden kalkınması amacıyla düzenlenen “Türkiye Tek Yürek” kampanyasına göz yaşartan destek Endonezyalı öğrencilerden geldi.

HARÇLIKLARIYLA TOPLADIKLARI 100 BİN LİRAYI BAĞIŞLADILAR

200 öğrencinin harçlıklarıyla topladıkları 100 bin lirayı bağışlaması alkış aldı. Kampanyaya bir maaşını bağışlayan BANÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Özdemir, Endonezyalı öğrencilerine teşekkür etti. Özdemir, “Ülkelerinden ve ailelerinden kilometrelerce uzakta olmalarına rağmen böylesi ince bir düşüncede bulunan ve ülkece yaşadığımız acıya ortak olan düşünceli öğrencilerimizi bu örnek davranışlarından dolayı tebrik ediyor, birliğimizin ve beraberliğimizin her daim devam etmesini temenni ediyoruz” diye konuştu.

” Damızlık Koç 91 Bine Satıldı “

Devamını Oku

Bandırma için kara tablo

Bandırma için kara tablo
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Çevresindeki ilçelerde 1953 ve 1964 yıllarında 7.2 ve 7.0’lık depremlerin yaşandığı Bandırma, aktif durumdaki Edincik ve Bandırma faylarıyla çevrili. Bandırma’nın yapı stokunda insan hayatını tehdit edecek sorunlar olduğuna dikkat çeken Deniz Grup Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Deniz, “Bandırma’da sorun yokmuş gibi davranmak cinayetlere adeta sebebiyet vermektir.” dedi.

 Türkiye, Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve 10 ilde büyük yıkıma neden olan iki büyük deprem felaketinin yaralarını sarmaya çalışırken gözler deprem kuşağındaki diğer bölgelere çevrildi. Bandırma’ya 44 kilometre uzaklıktaki Gönen’de 1953 yılında 7.2, 38 kilometre uzaklıktaki Manyas’ta ise 1964 yılında 7.0 büyüklüğünde iki yıkıcı deprem meydana geldi. Bandırma Körfezi ve Edincik fayında hiç deprem meydana gelmemesi tehlikeyi gözler önüne sererken Deniz Grup Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Deniz, Bandırma’da insan hayatını tehdit edecek nitelikte sorunlar olduğuna dikkat çekti.

“SORUN YOKMUŞ GİBİ DAVRANMAK CİNAYETLERE SEBEBİYET VERMEKTİR”

Deniz, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı başta olmak üzere Büyükşehir Belediyesi ile Bandırma Belediyesi’ni görev davet etti. Bandırma halkını uyaran Deniz, belediye meclisinin acilen toplanarak Bandırma’daki yapı stokunun araştırma ve etüt çalışmalarıyla belirlenmesi gerektiğini söyledi. Sağlıksız olduğu belirlenen yapıların yıkımının da yapılması gerektiğine vurgu yapana Deniz, yapıların boşaltılması sırasında vatandaşların barınma ihtiyacının sağlanarak, mağdur edilmemesi gerektiğini söyledi. Tehlike ortadayken hiçbir şey yapılmaması durumunda tarihin üstüne düşen görevi yerine getirmeyenlerden hesap soracağının önemle altını çizen Deniz, “Binaların durumuyla ilgili hiçbir araştırma yapmamak, Bandırma’da sorun yokmuş gibi davranmak cinayetlere adeta sebebiyet vermektir” dedi.

“KUM-KİL ZEMİNE VE KAYA ZEMİNE AYNI DEĞERLER VERİLMİŞ”

İnşaat sektörü temsilcileri ve uzmanlarla yaptığı görüşmelerin sonucunda ortaya çıkan sonucun Bandırma için vahim olduğuna dikkat çeken Deniz, dep reme dayanıklı beton, demir kullanımındaki sorunların yanı sıra yapı denetim eksikliği ve zemin etütlerindeki sıkıntıların öne çıktığını ifade etti. Zemin etüdü raporlarının hassas bir şekilde yapılmadığının en büyük şikayetlerden biri olduğunu vurgulayan Deniz, inşaat yapılmadan önce yapılan zemin etüdü raporlarında, kum ve kil yapısına sahip bir zemin ile kaya yapısına sahip sağlam bir zemine hemen hemen aynı değerler verildiğini üzülerek tespit ettiğini dile getirdi.

“ÇÜRÜK BİNALARA SAĞLAM RAPORU VERİLİYOR”

İnşaat yapım aşamasındaki en önemli iki malzemenin demir ve beton olduğunu ifade eden Deniz, betonların kalitesinde sorunlar olduğunu ve yapı denetim firmalarının mevcut sorunlara rağmen binalara sağlam raporu verdiğini üzülerek anlattı. Deniz, çoğu test laboratuvarının hazır beton firmalarıyla ikili ticari ilişkileri sebebiyle karotların test sonuçları kötü çıkmasına rağmen sağlam raporu verildiğini sektöre uzun yıllar emek veren insanların kendi ağzından duyduğunun altını çizdi. Deniz, “Betonlar günümüzde artık tesislerde hazırlanarak inşaatlara gönderilmekte, burada test laboratuvarları tarafından numuneler alınmaktadır. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından bu numunelerin içine çip yerleştirilmesi zorunlu hale getirilmiştir. İnşaata gelen beş mikser betondan sadece birinden numune alınarak çip yerleştiriliyor. Testlerde bu numuneler sağlam çıkıyor. Ancak numune alınmayan diğer dört mikserde betonun kalitesinin ne olduğunu kimse bilmemektedir”  diye konuştu.

“KAROT ALMA İŞLEMİNE YASAK GETİRİLMELİ”

Yapım aşamasındaki binalardan hazır beton firmalarını kurtarma yöntemi olan karot alma işlemine yasak getirilmesinin elzem olduğunu ifade eden Deniz, sağlam onayı verilen raporları ne müteahhitlerin ne şantiye şeflerinin denetleme imkanı bulunmadığını söyledi. Birçok kişinin inşaatını sağlam yaptığını zannederken, gelen hazır betonu C30 sipariş etmiş olmasına rağmen, testlerde bu betonların C16 kalitesine bile zor ulaştığına vurgu yapan Deniz, “Sonrasında alınan karotlarda herhangi bir çip olmadığı için raporlarda rahatça oynama yapılıp sağlam olarak rapor verildiği gerçeğini gördüm” dedi.

1953 YLINDA GÖNEN’DE 7.2, 1964 YILINDA MANYAS’TA 7.0 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM MEYDANA GELDİ

“MEVCUT MALZEMELERLE DEPREME DAYANIKLI YAPILAR YAPMAK MÜMKÜN DEĞİL”

Birçok inşaat mühendisiyle yaptığı görüşmeler sonucunda inşaatlarda kullanılacak demir sınıfının mevcut deprem yönetmeliğine göre ”S420B” kodlu demir olması gerektiğinin önemle altını çizen Deniz, inşaat mühendislerinin bazı inşaatlara giden demirleri kontrol ettiklerinde, yönetmeliğe göre kullanımı yasak olan “S420C” kodlu esnekliği az, kırılganlığı fazla demirle karşılaştıklarını ve bunları iade etmekte zorlandıklarını anlattı. Mevcut malzemelerle depreme dayanıklı yapılar yapmasının mümkün olmadığını dile getiren Deniz, yetkililerin acilen harekete geçerek hazır beton firmalarını, test laboratuvarlarını sıkı bir şekilde denetlemeleri gerektiğini sözlerine ekledi.

“YAPI DENETİMİ SADECE KAĞIT ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLÜYOR”

Yapı denetim sistemine de dikkat çeken Deniz, “Son uygulanan yapı denetim havuz sistemine göre yapılacak olan inşaatları denetleyecek olan firmalar, il genelinde kura usulüne göre belirlenmektedir.” dedi. Bandırma’da yapılan inşaatlara ortalama 200 kilometre uzaklıktaki Ayvalık, Edremit gibi ilçelerden yapı denetim firmaları atandığını ve bu firmaların inşaatları denetlemesinin mümkün olmadığını aktaran Deniz, “Böylece yapı denetim sistemi sadece kağıt üzerinde yürümektedir. Bu konuda Çevre Şehircilik Bakanlığı’na yapılan şikayetler ne yazık ki sonuçsuz kalmıştır.” dedi.

 

 

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.