Biz, Cihan İmparatorluğu Osmanlı zamanında hakanların yanında “Hatun” diyerek kadının hakimiyetini, söz hakkını ve sarsılmaz asaletini baş tacı etmiş bir medeniyetin evlatlarıyız. Bu topraklarda Türk kadını ne kadar asilse, Kürt kadını da o kadar asildir çünkü ikisi de bu vatanın harcını karan, acıyı ve sevinci asırlardır beraber göğüsleyen analarımızdır. Hal böyleyken, zaten yıllardır Türk ile Kürt’ün arasını açmak, o ezeli bağları zedelemek için fırsat kollayanların gayretleri ortadayken, şimdi de aşağılayıcı bir fıkranın arkasına sığınıp Kürt kadınlarımızı yerlere sermeye çalışmak neyin nesidir? Bu ayrıştırma, aradaki mesafeleri açmaktan başka kime, neye hizmet etmektedir?
Sayın Devlet Bahçeli; biz sizin diksiyonunuza, Türkçeyi bir nakış gibi işleyen o muazzam hitabet gücünüze her zaman hayran olduk, sizi her zaman hayranlıkla dinledik. İşte tam da bu yüzden, bu son çıkışınız o asil duruşunuza hiç ama hiç yakışmadı. O güzel, o heybetli Türkçenizle, Osmanlı hatunları olan Türk kadınlarımızı ve Kürt kadınlarımızı incitmek yerine; çok daha güzel, çok daha yapıcı cümlelerle o fildişi kulelerinden halka tepeden bakan Koç Bey’e hak ettiği dersi verebilirdiniz!
Gelelim madalyonun diğer yüzüne… Kendi holding pencerelerinden insanları birer noktaymış gibi süzüp, bu milletin değerlerine karşı “balık beyinli” adımlarla yürüyen o zenginliğe karşı o gür sesinizi duymak isterdik. Sizin savunduğunuz o Koç Bey’in gözünde ha Kürt kadını olmuştur ha Türk kadını onun o fildişi kulesinden bakınca sonuçta kadın kadındır, halk halktır. O kibirli zihniyet için hiçbirimizin farkı yokken, siz neden o muazzam dil gücünü bu ülkenin değerlerini korumak için değil de, analarımızı ayrıştıran fıkralar için kullandınız?
Kadın kadındır ve bu ülkenin kadınları hep birlikte birdir, bütündür. Siyaset kürsülerinden yükselen o güzel Türkçeyi, bizleri birbirimize daha sıkı bağlamak, haksızlığa ve kibre karşı bir kalkan olmak için duymak istiyoruz. Adaletin eğilmez vicdanıyla bir kez daha haykırıyorum; Ne o kibirli zenginliğin kadınlarımıza bakarak haddini aşmasına sessiz kalırız, ne de siyasetin bizi incitmesine razı oluruz. Annelerimizin asaletinden ve bu sarsılmaz kardeşliğimizden asla taviz vermeyeceğiz!
YAZAR: Meliha ATEŞ
